Ara
Paris 06 95 84 42 81 | Lyon 07 68 47 15 91 | Alpes 06 70 59 49 17 | Doğu 06 09 92 55 41 | Güneybatı 07 81 35 15 11 | Güney 06 20 55 00 18

Mekke, Arap Yarımadası’nın kuzeyinde kurulmuş, merkezinde Kabe’nin yer aldığı bir vadidir. Doğu tarafında Safa ve Merve Tepelerinin yer aldığı Ebukubeys Dağı, batısında Kuayklan, güneybatısında Sevr Dağı, Kuzeydoğusunda Hıra ve Sebir Dağları yer alır. Kızıldenize ise 75 km. uzaklıktadır. Kur’an-ı Kerim’de “ekin bitmeyen bir vadı” 22 olarak tarif edilen Mekke Şehri, çöl karakterli bir arazi olup, kurak ve sıcak bir iklime sahiptir.

Mekke’nin birçok ismi vardır. Bunların en meşhurları “Mekke-i Mükerreme”, “Bekke”, “Ümmmülkurâ”, “el Beled’ül Emin” gibi isimlerdir.

Hz. İbrahim’in (a.s.) Hacer validemizden İsmail (a.s.) adında bir çocuğu dünyaya geldi. Hz. İbrahim‘in (a.s.) ilk eşi ve Hz. Haceri kendisi ne ikinci eş olarak takdim eden Sâre, onu ve oğlunu evden uzaklaştırmasını istedi. Hz. İbrahim (a.s.), Allah’ın emriyle Hz. Hacer ve Hz. İsmail’i Mekke’ye getirerek, buraya yerleştirdi. Onları arada bırakan Hz. İbrahim (a.s.) Mekke’den ayrıldı.

Daha sonra Hz. İbrahim (a.s.) üç kez Mekke’ye gelerek, sonuncu ziyaretinde Kabe’yi Hz. Adem’in (a.s.) attığı temeller üzerine inşa etti. Cebrail’in (a.s.) öğrettiği şekilde Hacc’ını yaptı ve insanları Hacc’a davet etti. Görevini tamamlayan İbrahim (a.s.) Filistin’e geri döndü. İlerleyen yıllarda Yemen tarafından gelen Cürhümlüler Hz. Hacer’in izniyle Mekke’ye yerleştiler. Hz. İsmail Cürhüm kabilesinden bir kızla evlendi. İbrahim’in (a.s.) vefatından sonra Kabe ve Hac hizmetleriyle Hz. İsmail ilgilenmeye devam etti.

İsmail (a.s.) vefat ettiktenden sonra Cürhümlüler bir süre Mekke’de adaletle hizmet ettiler. Mekke’ye gelen Amâlikalılar Cürhümlüleri yenilgiye uğratarak şehrin idaresini ele aldılar. Bir süre sonra Hz. Peygamberin 4. dedesi Kusay b. Kilab döneminde Mekke idaresi Kureyş Kabilesi’nin eline geçti. Böylece Kureyş’in diğer kolları da Mekke’nin fethine kadar yönetimde bulundular. Mekke halkı ticaretle uğraşıyorlardı. Mekke’nin coğrafı konumu, ticari altyapısı, Kabe’nin burada olmasından dolayı birçok devletin ilgisini çekiyordu. Bunlardan biri de Habeş Krallığı’nın Yemen Valisi Ebrehe idi.

Ebrehe Kabe’ye ilgiyi önlemek için San’a şehrine bir kilise yaptırdı. İnsanların San’a’daki kiliseyi ziyarete gelmelerini istiyordu. Ama amacına ulaşamadı. Bunun üzerine, içinde Mamut adındaki büyük fillerin de olduğu büyük bir orduyla Kabe’yi yikmak, ticari ve dini bir merkez olma özelliğini San’aya çekmek için yola koyuldu. Mekke’nin ve Kureyş’in reisi Peygamberimizin dedesi Abdulmuttalib idi. Abdulmuttalib, Kabe’nin sahibinin Kabe’yi koruyacağını Ebrehe’ye bildirdikten sonra, Mekke’ye gelerek halkın dağlara çekilmesini söyledi.

Ebrehe’nin ordusu saldırmak üzere Mekke’ye doğru hareket etti. Ordunun en önündeki fil Mekke’ye doğru sürüldüğünde o istikamete gitmeyip, zorlandığı halde geldiği yere geriye doğru gidiyordu. Fil ordusu, Müzdelife ve Mina arasındaki Muhassir Vadisin’e geldiğinde, Ebabil kuşlarının attığı taşlarla yerle bir oldular. Mekke ve Kabe tarihi için büyük önem arzeden bu fil vakasından 55 gün sonra Peygamberimiz Mekke’de doğarak dünyayı şereflendirmiştir.

Peygamberimiz çocukluğunu ve gençliğini Mekke’de geçirdi. 610 yılında ilk vahiy nazil olduktan sonra, 13 yıl Mekke’de İslam’ı tebliğ etti. Müşriklerin baskılarının artmasıyla 622 yılında Medine’ye hicret etti. Hicretten 8 yıl sonra Mekke fethedildi ve Kabe putlardan temizlendi. Böylece İslamiyet bütün Arabistan’a hakim olmuştu. İslam’ın kutlu nuru Mekke’den bütün dünyaya yayılıyordu. Selam olsun Mekke’ye.