Ara
Paris 06 95 84 42 81 | Lyon 07 68 47 15 91 | Alpes 06 70 59 49 17 | Doğu 06 09 92 55 41 | Güneybatı 07 81 35 15 11 | Güney 06 20 55 00 18

Hücre-i Saadet:
Peygamberimiz (s.a.v.) Mescid-i Nebevi’yı inşa ederken güney duvarına bitişik iki oda yaptırdı. Şimdi Peygamberimizin kabrinin olduğu yer Hz. Aişe annemizin odasıydı. Efendimiz yılında Hz. Aişe’nin (ra) odasında vefa etti ve buraya defni yapıldı. Bundan sonra buraya Hücre-i Saadet denildi. Daha sonra Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer’de (ra) defnedildi. Ömer b. Abdulaziz döneminde Kabri Şerifi beşgen duvarla çevrildi. Nurettin Zengi (hicri 557) Kabri Şerifin çevresini temellere oturmuş kurşun duvarlarla çevirdi.

Ravza-i Mutahhara:
Burası Hz. Aişe’nin (ra) odası (Hücre-i Saadet) ile Minber-i Şerif arasındaki mekandır. Peygamber Efendimiz: “Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim havuzumun üzerindedir.” 8 diyerek buranın kıymetini bildirmiştir. Ravza-i Mutahhara’dan başka, dünyada cennetten olduğu bildirilen başka bir yer yoktur. Ravza-i Mutahhara’da İslamın ilk döneminden hatıralar taşıyan ve ayrı ayrı isimleri olan sütunlar bulunmaktadır. Bunlar; Senr, Yaygı (yatak, döşek) Sütunu: Peygamberimiz itikafa çekildiklerinde, bu sütunun yanında kalırdı. Sütunun yanı ise Hz. Aişe’nin odası idi. Tevbe (Lübabe) Sütunu: Ebu Lübabe’nin kendisini bağladığı, tevbesinin kabul edildiği sutun. Hz. Aişe Sütunu: Hz. Aişe‘nin (ra) geceleri teheccüd namazı kıldığı yerdir. Sahabeler de burada Hz. Aişe’nin namaz kıldığını gördüklerinden dolayı, burada namaz kılmak için gayret gösterirlerdi. Harız (Muhafız) Sütunu: Peygamberimizin güvenliğini sağlayan güvenlikçiler sütunudur. Peygamberimiz, “Allah seni insanlardan korur.” mealindeki Maide Suresinin 67. ayeti nazil olunca burada nöbet bekleyen bekçilerin beklemelerine gerek kalmadığını söyledi. Vufut (Elçiler) Sütunu: Peygamberimizin dışardan gelen elçileri kabul edip görüştüğü sütundur.

 

Mihrabü’n Nebevi:
Peygamberimiz Kıble’nin Kabe olmasına kadarki süreçten sonra, kısa bir süre Hz. Aişe sütununun olduğu yerde, daha sonraları da bu mihrabın olduğu yerde namaz kıldırdı. Peygamberimiz (s.a.v.) döneminde mihrap yoktu. Buraya mihrabı ilk kez Peygamberimizin namaz kıldırdığı yeri tesbit ederek Ömer b. Abdulaziz yaptırmıştır. 888 (Miladi 1483) Hicri senesinde ise Sultan Eşref Kayıtbay bu mihrabı yeniledi.

Hz. Osman Mihrabı:
Bu mihrab mescidin en önündeki duvardır. Hz. Ömer (ra) burada namaz kıldırıyordu. Şimdilerde de namaz burada kıldırılmaktadır.

Minber:
İlk döneminde Peygamberimiz (s.a.v.) ayakta hutbe veriyordu. Daha sonraları bir hurma kütüğüne yaslanarak hutbelerini okudular. Hicretin 3. yılında iki basamaklı bir minber kullanılmıştır. Şimdiki minber ise 1590’da III. Murat tarafından yaptırılmış olandır. 7 m. yükseklikte bir şaheser olup, Peygamberimizin minberinin yerinde durmaktadır. Bu yer ile ilgili Peygamberimiz: “Minberim de cennette havuzumun üstündedir.” diye buyurmuşlardır.

Suffa:
Gölgelik anlamında olup, Rasulullahın emriyle üzeri hurma dallarıyla örtülmüş, Mescidin arkasında, kuzeydoğu bölümünde idi. Bügün burayı gösteren somut bir işaret yoktur. Burası Peygamberimizin ilim öğrettiği yerdi. İslam’ın bir nevi ilk üniversitesi idi. Suffa’da bir çok öğrenci yetişmiş olup, en tanınanlarından biri Ebu Hureye’dir.